18 Eylül 2012 Salı
Ne olur?
Konuşmasak bazen, konuşamasak, aldığımız nefes kelimelere dönüşmese de
sadece birbirimizin tenini ısıtsak ağzımızdan çıkan sessiz nefeslerle.
Bir nefesin verdiği sıcaklığı, güven duygusunu, sevgiyi hangi kelime
anlatabilir ki zaten. Sussak bazen, konuşmaya susayana kadar sussak.
Sükut altınken onu hiç harcamasak, değişmesek onu ucuz laflarla. Mahvetmesek ya kelimelerle o büyülü
anları, dokunsak sadece, hissetsek, görsek, tatsak, ama duymasak o
anlarda, sağırlık bir lütuf olsa. Ağzımızın her hareketine istediğimiz replikleri, anlamları
yerleştirsek, sanki öyle daha mutlu oluruz, değil mi? Sanki ulaşılamayan için bir şeyleri feda etmenin azizliğine erişmiş gibi huzurlu ve sakin.
Kimsenin görmediğini görürüz belki, belki o yıldız kayar ve dileğimiz
gerçek olur, belki diş perisi gelir de sabah uyandığımızda altın
paramızı buluruz yastığımızın altında. Belki konuşmadikca sabrı öğrenir de anlarız bedelini sevginin, sevmenin bir ihtimal de sevilmenin.
