13 Aralık 2011 Salı
Bu Aralar
Bu aralar bir şeyler oluyor, nedendir bilmiyorum her muhabbette haksizim, anlamiyorum ki ben bu işi. Eskiden tahammülsüzüz dediklerinde abartıldığını düşünürdüm ya da en azından öyle düşünmek isterdim. Ama artık tahammülsüzüz, bundan eminim. Öyle ki tartışmalarımızda hiç sonuç çıkmıyor, herkes ısrarla kendi doğrusunun neden doğru olduğunu, neden ona hak vermemiz gerektiğini anlatıyor, "anlamazsanız" sizi ya yok sayıyor ya da daha beteri; sövgülü muhabbetlere gidebiliyor olay. Herhalde bu sorunun nedeni ortada cok fazla doğru var zannedersem, hiç de yanlış, yalan yok. Herkes bizim iyiliğimizi, herkes ülke çıkarını düşünürken gizli güçler(!) belliyor herhalde ülkenin anasını. Dediğim gibi bu aralar tartışmak son derece akıldışı bir iş, oturacaksın bir köşeye izleyeceksin, belki o zaman anlarsın doğruyu yanlışı ya da yanlış olan doğruları ve doğru sayılan yanlışları. Dayanamadın tartıştın bir görüş paylaştın diyelim, olayın vuku buluş şekli şudur; sen X görüşündekine Y görüşüyle ilgili bir şeyler söylerken, "bak A bilgileri var, ne diyorsun?" dersen; "Onlar yalan sen asıl B doğrularına bak." diyecektir ve hali hazırda diyor zaten. Ha diyelim X görüşü doğru ve sen tatmin oldun bu bilgileri topluyor ve gidiyorsun Y görüşünden birisine B doğrularını söyleyince "İnanma o safsatalara." diyor, "En doğrusu yine A doğrusudur.". En doğrusu ne kardeşim? Doğrunun miktarını kim icat etti? Ha edildi icat diyelim ben niye bilmiyorum? Bunların sonucunda önümde oluşan durumu ben anlamıyorum. Hangisi doğru, hangisi yanlış ya da tek yanlış ben miyim. Bir görüşün bir doğrunun(!) peşine düşüp kapılmadım bu akımlara diye karaktersiz miyim ben. Sorun sadece bende mi? Madem herkes doğruyu biliyor, -E doğru da mutlak bir şey olduğuna göre.- neden kimse ortak payda da buluşamıyor? Bu hararetli tartışmaların en azından birinden bir şey bir doğru da bana düşse ya. Düşse düşse bana ne düşer ki bu keşmekeşten? Bi' Z görüşü mü, bi' C doğrusu mu lazım ki bana? Onun da doğruluğunu kabul ettirmem lazım gerçi en doğruculara. Ardından başka Z görüşleri bulmam lazım. Malum davalar yollarında büyük kitleler ister, halkın sesini ister. Azınlık Z'ciler olarak, halkın sesi olarak belki sesimizi duyururuz. Deriz ki "Biraz sessizlik istiyoruz, yeter bu manasız dırdır, hadi öpüşün de barışın, budur bizim C doğrumuz." Gerci bu devirde öpüşmek yasak Z'cilik de para etmez zaten. Eder mi? Ya da benim ki saf bi' umuttan mı ibaret ki?
