9 Aralık 2011 Cuma
İnsan doğası gereği bir şeylerden korkar sonuçta hatta bir çok şeyden korkar. Ben de yükseklik olsun ölüm olsun bir kaç korkuya sahip biriyim. Ama en büyük korkum hesap vermektir kendime daha doğrusu çocukluğuma. Sonuçta hepimiz hayaller kuruyoruz kendimize sözler veriyoruz, adeta bir parti başkanı gibi seçim vaatleri yağdırıyoruz bünyeye ama en az yarısı herhalde gerçekleşmiyor, gerçekleştiremiyoruz ya da en kötüsü gerçekleştirmiyoruz. Diyorsun mesela büyüyünce doktor olacağım ama büyüyorsun bi bakıyorsun mühendissin, şimdi o ufak çocuk gelip senin karşında ağzına yüzüne sövse haksız mı. Dünyayı gezecekti o çocuk Allah bilir sen salondan mutfağa zor gidiyorsundur. O çocuk lisede olmadı üniversitede bir müzik grubu kuracaktı, ki,m bilir sen şu an ne dinliyorsun? Serdar Ortaç deme çocuğun elinden kimse kurtaramaz seni. O çocuğun hayallerini yıkma ve onu pis ve sevimsiz yalancı konumuna getirme işlemini hepimiz yeterince yerine getirdiğimize göre hepimiz o çocuklardan korkmalıyız. Bence yukarıdaki adama inanmayın gidin o çocuk geldiğinde saklanabileceğiniz daha iyi daha korunaklı bir şey alın evinize. Bu arada o çocuk Leon gibidir süt içer ama silah taşır, ve küçük kızlarla dolaşır.

